Apple ve Microsoft gibi dev şirketler, Fatih Projesi’ne talip!…

 
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın her öğrenciye ücretsiz tablet bilgisayar verileceği müjdesinin ardından çalışmalar aralıksız olarak sürdürülüyor. Eğitimde devrim niteliği taşıyan ve yaklaşık 1.5 milyar liraya mal olacağı belirtilen Fatih Projesi (Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi) için dünyanın dev şirketleri birbiriyle yarışıyor. ABD’de temaslarda bulunan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan da, Microsoft ve Apple’ın 15 milyon adet tablet bilgisayarın teminiyle ilgili olan Fatih Projesi’ne talip olduklarını söyledi. Microsoft, Apple ve Intel firmalarının üst düzey yöneticileri ile bir araya gelen Çağlayan, Intel yöneticilerine Türkiye’de Ar-Ge merkezi kurmaları yönünde talepte bulunduğunu belirtti. 2010 yılında 65.2 milyar dolar gelir elde eden Apple’ın 2011 sonunda öngördüğü cironun 80 milyar dolar olarak tahmin edildiğini dile getiren Çağlayan, inovasyon konusunda en başarılı şirketin Apple olduğunu kaydetti. Apple yöneticilerinin Fatih Projesi’yle yakından ilgilendiğini, belirten Çağlayan, “Yazılım konusunda da ‘Türk şirketleri yazsınlar, onlar da bizim pazarımıza girsinler’ dediler” şeklinde konuştu.

EN HAZIR OLAN MİCROSOFT

Microsoft’un en kıdemli başkan yardımcısı ile görüştüğünü anlatan Çağlayan, Fatih Projesi konusunda en hazır olan şirketin Microsoft olduğunu belirtti. Talep edilmesi halinde Microsoft ekiplerinin projeyle ilgili işbirliği yapmak için Türkiye’ye gelebileceklerini ifade eden Çağlayan, “(Bizim 105 ülkede üretimimiz var, işbirliği yaparsak bu pazarlar size de önemli olur) diyorlar. Bunu ilgili bakanla konuşacağım” dedi.

IBM, insan beynini taklit edip düşünen ilk yongayı geliştirmeyi başardı…

Bilgisayarlar artık deneyimlerden ve sonuçlardan ders çıkaracak

Amerikan bilişim devi IBM, bilgisayarların deneyimlerinden öğrenmelerini, kuramlar geliştirmelerini ve sonuçlardan ders çıkarmalarını sağlayacak insan beyninin çalışmasını taklit eden devrim niteliğinde bir yonga geliştirdiğini açıkladı.

IBM şirketi yaptığı açıklamada, bu yongalarla yapılacak “düşünen” bilgisayarların bugünün geleneksel bilgisayarlarıyla aynı şekilde programlanmayacağını belirterek, bu bilgisayarların deneyimlerinden öğreneceklerini, bağlantı kuracaklarını, kuramlar geliştireceklerini, anımsayacaklarını ve sonuçlardan ders çıkaracaklarını kaydetti.

Düşünen iki yonganın üretildiğini ve şu anda test edildiğini belirten şirket, her iki yonganın da silisyum yalıtkan üzerinde 45 nanometre kalınlığında olduğunu ve 254 nörona (sinir hücresi) eşdeğer kapasiteleri bulunduğuna işaret etti.

Uzun vadede hedeflerinin 10 milyar nöron kapasitesine (insan beyni 100 milyar kapasiteli) ulaşan bir kompleks geliştirmek olduğunun altını çizen IBM, amaçlarının bir kilovat elektrik tüketen 1 katrilyon sinapsis (iki nöronun birleştiği yer) yaratmak olduğunu bildirdi.

Rusya’da bulunan Orbital Technologies adlı şirket, 2016′ya kadar uzaya bir otel inşa edeceğini açıkladı.

Şirketin CEO’su Sergey Kostenko, tasarladıkları ‘Uzay Oteli’nin 4 kabinden oluşacağını, 7 kişinin ağırlanabileceği otelin pencerelerinden uzayın tüm güzelliğiyle görülebileceğini söyledi.

Dünya’dan 349 kilometre uzaklıkta inşa edilecek otele Rusya’nın ünlü soyuz roketleriyle ulaşım sağlanacak.

Android-iOS arasında kalanlara “eşsiz” bir çözüm ürettiler! İşte yeni cep GooApple…

 
Android’li bir cep ile iOS’lu bir cep arasında mı kaldınız? Veya Android’in ve iPhone’un özelliklerini bir araya toplayan bir telefon mu arıyorsunuz? O halde aradığınız bir GooApple.

GooApple, Android işletim sistemiyle çalışan ancak görünüşü ve işletim sistemi arayüzü olarak iPhone’u taklit eden bir telefon. Cep telefonunun resmi web sitesine göre GooApple 3G, 5 megapiksel kamera, 3.5 inç ekran, Qualcomm işlemciye sahip. WLAN, 3G ve GPS gibi bağlantı özellikleri de bulunuyor. İşletim sistemi olarak ise iOS yerine Android 2.2 Froyo kullanılıyor.

Resimden de görebileceğiniz gibi GooApple’ın işletim sistemi, iOS’a benzeyecek şekilde yapılandırılmış. Çinli cebin fiyatı ve çıkış tarihi konusunda henüz bir bilgi bulunmuyor.

Ne Mutlu Türküm Diyene (NMTD) adlı Türk hacker grubu PKK’ya ait veya yakın siteleri ele geçirdi.

İsimlerini Atatürk’ün ’Ne Mutlu Türküm Diyene’ cümlesinin ilk harflerinden alan NMTD adlı Türk hacker grubu, 14 Temmuz’da Diyarbakır Silvan’da 13 askerin şehit edilmesi ve 7 askerin yaralanması anısına, PKK terör örgütüne ait ve örgüte yakın oldukları iddia edilen internet sitelerine 13 gün 7 saat süren siber saldırı raporunda 1250 internet sitesinin ele geçirildiği belirtildi.

NMTD tim yetkilileri, Silvan’da şehit edilen13 şehit, 7 yaralı asker anısına, 13 gün 7 saat durmaksızın terör örgütü PKK’nın yandaşı olduğu ileri sürülen internet sitelerine saldırı düzenlediklerini açıkladı. Yaptıkları çalışma sonucunda, 500 PKK yandaşı internet sitesi, 750 PKK’ya silah ve para yardımı yaptığı iddia edilen ülkelerin internet sitesi, 300 Facebook hesabı, 600 e-mail adresinin ele geçirildiğini ve 200 bilgisayarı da takibe aldıklarını duyurdu. NMTD mensubu olan ’Kaos’ takma isimli kişi yaptığı açıklamada, “Yapılan siber saldırı sonucu ele geçirilen internet siteleri, Facebook adresleri, her türlü bilgi ve belge Emniyet Genel Müdürlüğü Bilişim Suçları ve Sistemleri Şube Müdürlüğü ihbar hattına teslim edildi” diye konuştu.

Siber saldırılarda PKK terör örgütüne ait ve örgüte yakın oldukları tespit edilen internet sitelerinin hedef seçildiğini belirten NMTD mensubu Kaos, “Siber saldırı NMTD hacker grubuna bağlı iki tim tarafından gerçekleştirildi. 5 kişilik istihbarat grubunun bilgisayar takibi yaparak hackerlara bilgi desteği sağladığı saldırıda 10 hacker aralıksız olarak saldırı düzenledi. Yapılan saldırıda bin 250 internet sitesi çok sayıda Facebook ve mail hesabı ele geçirdik” dedi.

Bilim insanlarının ürettiği deri çelikten 10 kat güçlü ve kurşun geçirmiyor.

İlk bakışta bilim-kurgu filmi senaryosu gibi gelebilir ama değil! Hollandalı bilim adamları, insan derisini kurşuna dayanıklı hale getirme yolunda çok önemli bir adım attı. Adli Genom Konsorsiyumu’yla birlikte çalışan Jalila Essaidi ve arkadaşları keçilerin genleriyle oynayarak onları örümcek ağının içerdiği proteinle donattı. Elde edilen keçi sütü tıpkı örümcek ağı gibi işlenerek çok dayanıklı bir materyale dönüştürüldü. Essaidi, çelikten 10 kat daha dayanıklı olan materyalin insan derisiyle harmanlanması sonucunda kurşun geçirmez deri elde edilebildiğini söyledi.

VURULARAK ÖLMEYE SON

Projenin adını 22 kalibrelik kurşunun ağırlık ve hızından esinlenerek “2.6 gr 329 m/s” koyan ekipte yer alan Essaidi, amaçlarının gelecekte insan derisindeki keratinin yerine örümcek ağı koymak olduğunu anlattı. Yapılan deneylerde, kurşun geçirmez deri örneğinin üzerine normal insan derisi konulduğunu belirten Essaidi, Youtube’da bu iki derinin karışımına ateş açıldığı an çekilen görüntüleri yayınladı. Essaidi, insanoğlunu vurularak ölmeden koruyacak olan derinin kullanımı için zaman gerektiğinin altını çizdi.

Türkiye’de tasarlanan ve üretilen ilk yer gözlem uydusu RASAT uzaya başarıyla fırlatıldı.

Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (TÜBİTAK UZAY) tarafından, DPT tarafından sağlanan kaynakla Türkiye’de tasarlanıp üretilen ilk yer gözlem uydusu, Rusya Federasyonu’nun Kazakistan sınırındaki Orenburg bölgesinde bulunan Yasny fırlatma üssünden Dnepr fırlatma aracıyla uzaya gönderildi.

Dnepr fırlatma aracında RASAT ile birlikte Nijerya, Ukrayna, İtalya ve ABD’ye ait toplam 7 uydu bulunuyordu. Bugünkü fırlatma, bu fırlatma aracının 17. ticari fırlatması oldu.

Fırlatma dolayısıyla TÜBİTAK UZAY tesislerinde çeşitli kurum temsilcilerinin katılımıyla bir toplantı düzenlendi. TÜBİTAK UZAY Müdürü Dr. Uğur Murat Leloğlu, fırlatma sürecine ilişkin tüm bilgileri toplantıyı izleyen katılımcılarla saniye saniye paylaştı. Toplantıda Yassny Fırlatma Üssü’ndeki Türk ekiple iletişim kuruldu.

Türkiye saati ile 10.12′de başlayan fırlatmadan 969 saniye sonra RASAT dünyadan 687 km yükseklikteki hedef yörüngesine başarıyla yerleştirildi. RASAT’tan ilk sinyaller, TÜBİTAK UZAY’ın Ankara’daki tesislerinde bulunan yer istasyonundan 11.50′de başarıyla alındı.

15 gün sürecek devreye alma aşaması içinde RASAT’a gerekli yazılımların yüklenmesi, modüllerin ve uydunun test edilmesi ve uydunun çekeceği ilk görüntülerin Yer’e indirilmesi planlanıyor. Bu amaçla TÜBİTAK UZAY’ın Ankara’daki tesislerinde bulunan yer istasyonu ile Norveç’te bulunan Andoya Yer İstasyonu kullanılacak.

RASAT’ta başlıca yerli modül olarak BİLGE isimli uydu görev bilgisayarı ve üzerinde çalışan uçuş yazılımı, GEZGİN isimli görüntü işleme modülü ve TREKS isimli x-bandı haberleşme modülü bulunuyor.

7,5 metre siyah beyaz, 15 metre çok bantlı görüntüleme yeteneğine sahip, yaklaşık 100 kilogram ağırlığındaki RASAT’ın yörüngeye yerleştirilmesiyle birlikte, Türkiye tarafından tasarlanıp geliştirilen uydu sistemleri uzayda denenmiş ve uzayda başarılı şekilde çalışarak uçuş tarihçesi kazanmış olacak.

TECRÜBE KAZANILACAK
Bu sistemlerin bundan sonraki yerli uydu ve uzay görevlerinde kullanılması mümkün olacak. Bu sayede Türkiye, bundan sonraki daha büyük uydu ve uzay projelerine RASAT projesinde sağlamış olduğu birikim ile daha emin adımlarla ilerleyebilecek.

RASAT’tan elde edilecek uydu görüntülerinin, şehir bölge planlama, ormancılık, tarım, afet yönetimi ve benzeri amaçlarla da kullanılması planlanıyor. Bunlara ek olarak, RASAT uydu platformunun gelecek nesil Türk uydu görevleri için ve uzayda çalışmak üzere geliştirilecek askeri ve bilimsel amaçlı sistemler için bir test ve doğrulama aracı olarak kullanılmaya devam etmesi amaçlanıyor.

KABLOSUZ HABERLEŞME TESTLERİ
TÜBİTAK UZAY Tesislerinde RASAT uydusunun tüm modül üretim ve testlerinin başarıyla tamamlanmasının ardından uydu entegrasyonu gerçekleştirildi. Uydunun işlevsel testleri ve sistem seviyesi testleri de TÜBİTAK UZAY tesislerinde yapıldı. Uydu uzayda iken yapılacak kablosuz haberleşmenin yerdeki denemeleri ise, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) Hacettepe Üniversitesi Yerleşkesi’nde yer alan Piyasa Gözetim Laboratuvarı’nda başarıyla gerçekleştirildi.

Uydu üretim ve test çalışmalarına paralel olarak fırlatma hizmeti alımı için ihale çalışmaları da yürütülerek Ağustos 2009 tarihinde ihaleyi kazanan firmayla sözleşme imzalandı. Sözleşmenin imzalanmasını takiben fırlatma hazırlık sürecine başlandı.

FIRLATMA SÜRECİ
RASAT, 15 Haziran 2011 tarihinde Rusya Federasyonu’nun Kazakistan sınırındaki Yasny Fırlatma Üssü’ne gönderildi. Fırlatma üssünde 15 günlük bir çalışmayla fonksiyonel testler, pilin doldurulması ve diğer mekanik işlemler tamamlandı ve Dnepr fırlatma aracını işleten Rus ISCK (International Space Company Kosmotras-Uluslararası Uzay Şirketi Kosmotras) firmasının ilgili makamlardan fırlatma için son izni alması beklendi.

İznin alınmasını takiben, tüm dünyada çok riskli bir alan olarak bilinen uydu tasarlama, üretme, test etme ve işletme alanında Türkiye’nin sahip olduğu yetenekleri göstermek, Türk mühendis ve teknisyenleri tarafından tasarlanarak üretilen yerli uzay ekipmanlarını uzayda test etmek ve optik uydu görüntüleri elde etmek amacıyla geliştirilen RASAT uydusunun, diğer yedi uydu ile birlikte, 17 Ağustos günü Dnepr fırlatma aracı ile 700 kilometre yükseklikteki yörüngesine oturtuldu.

DPT tarafından sağlanan kaynaklarla üretilen RASAT uydusu ile, Türkiye’nin ileri teknoloji üretebilme potansiyelinin artmasına önemli katkılarda bulunmaya devam edecek olan TÜBİTAK UZAY, Türkiye’nin uzay çalışmalarına destek olacak şekilde teknoloji geliştirme ve yeni uydu projelerinin hayata geçmesi konusundaki faaliyetlerini yürütmeye devam edecek.